Resim Galerisi Resimler,Yaşam Images, ,Bedava, Resim,pictures,Fotoğraf

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

Seçenekler  

Normal gösterime geğHybrid-Şeklinde gösterime geçAğaç şeklinde gösterime geç

Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690
Yaşam Oyunu - Hayat Oyunu, Posted 06-02-2010 #1 (permalink)

Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !


Yaşam Oyunu - Hayat Oyunu



Yaşam Oyunu


Kelebek Düşler Olmalı Çocuk Hayatlarda



Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690


hiç dönüp gölgenize baktınız mı..

orada viraneleri görebildiniz mi..
gölgenizle hayat oyunları oynadınız mı.
oyun başladı..kim ebe..?




oyunu baştan yazalım ister misin
oyunun kuralını bozup..
gölgelerimize yeni hayatlar inşaa etsek
ve saklanıp bir hayalin ardına
hiç ebelenmesek..




ölsek..ve yeniden doğsak..
öyle saf..öyle günahsız..
yalandan..riyadan sıyrılıp..
biz toprak ana gibi doğurgan olsak...



Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690
Yaşam Oyunu - Her yerde Oyun, Posted 07-02-2010 #3 (permalink)
Her yerde oyun

Toprak zeminde kayak yapan Hasankeyf’li çocuklar oyunun mekanının olmadığını her ortamda oyun oynanabileceğini gösteriyorlar.


Yaşama oyun penceresinden bakan çocuklar oyun için mekan tanımıyor. Bunun en güzel örneğini de Hasankeyf’li çocuklar sergiliyor. Belki yoksulluk nedeniyle elektronik oyuncaklarla oynayamayan Hasankeyf’li çocuklar naylon parçalarıyla 50 metre yüksekliğindeki tepeden kayak zevkini yaşıyorlar. Yırtık ayakkabı, eski kıyafetler, tozlu kayak alanı ve gülümseyen çocuklar. Her türlü imkansızlığa rağmen inadına mutluluğun resmi.

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690
Tek kişilik oyun, Posted 06-03-2010 #5 (permalink)


Tek kişilik bir oyun
yaşam oyunu.
İnsanlarla dolu olsa da çevren
yalnızsın,tek başına
Sadece sen
varsın bu oyunda.
Yalnız senin
duygular,beklentiler,sancılar
senin acıların
ve anlatamazsın,inandıramazsın
tarif edemezsin
sen seversin çok
umut edersin,sen beklersin
tartamazsın,kıyaslayamazsın
yaşadıklarını.
Kim ne düşünür?
gerçekte nasıldır görünen
gizem
bir sırdır bilemezsin
Tek kişilik bir oyun
yaşam oyunu
ve yalnız sonlanır
Diğerleri?
onlar da kendi oyunlarını
oynuyorlardır
yalnız....

Muzaffer Özgen Datça

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690
Posted 06-03-2010 #6 (permalink)







Bazen öyle geliyordu ki bana; yaşam büyük bir oyun...
Bazen insanlar oyun oynamak zorunda kalıyor... Bazen öyle geliyordu ki, hiç bir şey gerçek değil...
Büyük bir yanılgının, belki bir rüyanın, belki de bir masalın içinde yaşıyoruz....


Bazen diyordum ki alıp mavilerimi gitsem, bir yer bulsam, apayrı bir yer.
İçimdeki tüm huzuru kendi içinde barındıran, korkuya ve hataya dair bir iz taşımayan,
bambaşka bir yer... Yıllardır süregelen cennet tanımlarındaki gibi...


O yer sen misin ? O cennet sende mi saklı? Yoksa ben nasıl bu kadar çok sevebilirdim ki seni...



Yıllarca korktuğum, kaçtığım, utandığım, sakındığım ne varsa o kadar uzak ki sana...
Sen bir masalın kahramanı olabilecek kadar masum ve sıcaksın,
sen bir masalı anlatacak kadar huzurlu ve sakin...


Sen bir masal mısın ?



Çaba gerektirecek hiç bir şey yok senin yanındayken, üzülmeyi gerektirecek,
savaşmayı gerektirecek hiç bir şey yok... Sen yanılgılardan öyle uzaksın ki,
sen gerçeğin öyle içindesin ve o kadar uzaktasın ki gerçeğin çirkinliğinden ve
sertliğinden, ancak bir masal olabilirsin zaten...



Bazen diyordum ki, yaşamaya yetmeyecek mavilerim...
Öyle şeyler yaşıyordum ki, tükeniyordu gözümün önünde, eriyordum, eriyordu mavilerim...
Ve ben diyordum ki, mavilerim bittiğinde öleceğim...
Öylesine hızlı kaybediyordum ki yaşamın içinde mavilerimi,
sanıyordum ki, çok kısa sürecek bir yaşamın içindeyim...
Bir kelebek gibi, kozamdan çıktığımda öleceğim...



Benim kozam rengimdi. Mavim bittiğinde, bitecekti yaşamım...


Sen mavimisin ?


Çünkü artık kaybetmek yerine kazanıyorum mavilerimi... Gün geçtikçe çoğalıyor mavim,
gün geçtikçe yaşama bağlanıyor bir yanım, gün geçtikçe uzaklaşıyor o beklediğim son benden...



Sen sonsuzluk musun ? Onun için mi çoğalıyor yanında mavim.......



alıntı

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Chi
Chi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 58.690
İçimdeki darmadağınlık
Münir Arıkan

Basketbolde ve voleybolde oyuncuların saha içinde küçük bir daire oluşturup, sıkıca birbirine sarılmalarını ve hey, hey, hey, hey, hey!... diye bağırışlarını seyretmişsinizdir. Motivasyon çemberi yani.



Sahaya çıkmadan önce, maça başlamadan önce, iyi bir hareket yapınca, başarılı bir kurtarıştan hemen sonra, mola sonrası, devre arası… Bu küçük, sıkı, sıcak ve dinamik halkayı sürekli oluşturur, omuz omuza verir, birbirlerine bu derece yakınlaşmanın pozitif enerjisini hisseder ve yaşarlar. Bu motivasyon çemberinde ya o takımın adı: Beeşiktaş! Feener! Galatasaray! v.s. diye yüksek bir ritim ve tempo ile söylenir ya da “Sözzz!” diye bir özel şifre hep bir ağızdan yüksek sesle takrarlanır. Ve bu motivasyon çemberinde aldığınız, duyduğunuz, hissettiğiniz, yaşadığınız “o çok özel an” sahaya dönüp maça başladığınızda bir maç boyu sizi motive eder, canlı tutar. Maça asılmanızı sağlar.



Kızılderili şamanları, bir hastayı iyileştirmek için tüm kabileyi hastanın başucunda toplar ve toplu bir ayin yaparlar. Sesli, hareketli ve bol dualı bir ayin. O meydanda kurulan yaşam halkası, bir taraftan halkayı oluşturanların birbiri ile sımsıcak dostluğunu tazelerken, diğer yandan kabilenin hasta olan, yorgun düşen, halsizleşen üyesini ayağa kaldırır. Bir belgeselde, Avusturalya yerlileri Aborjinlerin de şifa amacıyla benzer bir enerji halkasından yararlandığını izlemiştim.



Bizler de, yaşam oyununda, maça başlamadan, maç devam ederken, ilk molada, devre arasında, yolun yarısında ve sonrasında… Bu yaşam halkası, bir motivasyon halkası, bir enerji halkası kursak ne olur sanki? O yaşam halkasında toplasak tüm oyuncuları. Bağırsak hep bir ağızdan; Söözzz! diye.



Sahaya yayılıyoruz, ölümüne. Dünyaya, işe, maaşa, makama...



Ölümüne girişiyoruz, önümüzdeki işlere. Reklama, satışa, pazarlamaya...



Bunca işin altından kalkamıyor tabi bu cılız beden. Ve önce akıncı birliklerini yolluyoruz önden. Beyin fırtınaları yapıyoruz. Hayallerimizi yolluyoruz.



Estiriyoruz, fikirlerin binbir gece masallarını aratmayan renklerini. Beyin haritaları yapıyoruz. İstişarelerde bulunuyoruz. Danışıyoruz.



Sanal bellek yetmiyor tabi bunca işin üstesinden gelmeye. Sonrasında bilgilerimizi yolluyoruz. Bilgi alışverişinde bulunuyoruz.



Yetmedi beynimizi, o da yetmedi bedenimizi koyuyoruz ortaya. Ye kürküm ye döneminin altın çağında, “beş para etmezlik” ürpertiyor yüreğimizi. Ve kartvizitlerimizi sürüyoruz sahaya. Hamili kart; ileriiii!



Yetmiyor tabi. Hemen tahsilimizi sürüyoruz sahaya. Ben şöö’le şöö’le okullarda okudum. Böö’le böö’le dersler aldım… Şu hocalarla çalıştım. Bu okullardan diploma aldım… Yemiyor tabi insanlar. Kül yutmuyorlar. Mürekkep yalamışlığın geçer akçeliği, Cumhuriyetin ilk yıllarında kaldı. Şimdi başka şeyler arıyor insanlar.

Diplomalar da sahada boyunun ölçüsünü alınca, yaşam maçını kurtarma telaşıyla, son bir hamle yapıp, eş-dost-tanıdık bulma çabasına giriyoruz. Efendim benim amcam ….bilmemne holding’in yönetim kurulu başkanıdır. Dayım Ankara’nın kurt politikacısıdır. Teyzem iş dünyasının akıl hocasıdır filan. Dikkat. Son hamleydi bu. Ya oyuna devam. Ya da tamam.

Devamsa asıl yüreğimizi ortaya koymak, ömrümüzün kalan yarısında da aklımıza gelmiyor hiç. Oynadığımız yaşam oyununda yüreğimizi sürmek sahaya? Pes edip tamamsa, zaten hiç yürekle mürekle iş yapmak hak getire. Unut gitsinleri oynuyoruz.



Yaşam oyununda sahaya sürdüğümüz oyuncular aslında biz’in bir parçası. Aklımız, beynimiz, bilgimiz, bedenimiz, görgümüz, tecrübemiz, tahsilimiz, diplomamız, yabancı dilimiz, kabiliyetlerimiz, yeteneklerimiz, sevgimiz, ruhumuz, yüreğimiz’le 12 dev adamı sürüyoruz sahaya. Sürüyoruz da sürmesine. Arada bir o ilk başta bahsettiğim yaşam halkasını kurmak gelmiyor hiç aklımıza.



Arada bir, bir vesile ile, bir fırsatını bulup şöyle toplarlayamıyoruz hayatımızın gerçek oyuncularını. Mola! diye bağırıp, ilk fırsatta, devre arasını, maçın sonunu beklemeden, çağıramıyoruz hayatımızın oyuncularını. Şöyle küçük, sıkı, sıcak ve dinamik halkayı oluşturamıyoruz. Sımsıkı sarılamıyoruz. Heyhey’lerimizi üstümüzden atıp; şöyle bir hey, hey, hey, hey, hey çekemiyoruz.



Sahaya dağıtıyoruz oyuncuları. Ve bir daha toplarlayamıyoruz. Maçın sonunu belirleyen düdük. Ve hepsinin de boynu bükük. Usulcacık ayrılıyorlar hayatımızdan.



Özgeçmişim bin parçaya ayrılmış niteliklerle dolu. Ama o benim öz geçmişim. Nasıl geçtiğini bilemeden. Özümü hissedemeden, özümü tanıyamadan, öze inemeden. Yani açıkçası özgeçmişin en kallavisine sahip olmak için özü tüketeterek oynamışım bu oyunu.



Akrabalar, dostlar, komşular, arkadaşlar, takımdaşlar… Ümitler, umutlar… Hayaller, beklentiler… Yetenek ve kabiliyetler… Tecrübe ve deneyimler… Bilgiler, belgeler, sertifikalar… Ve hedefler… Şimdi hayat oyunumun bütün oyuncularını o sımsıcak motivasyon halkasına davet etmemin tam zamanı.



Yaşamımın bütün oyuncularını, sımsıkı bağrıma basıp, doyasıya kucaklayıp, öpüp, koklayıp, sevip, okşayıp, her dokunduğumu canımın bir parçası gibi aziz bellemenin tam zamanı.



Haydi çağırın lütfen. Sizin de yaşam oyuncularınız dönsünler gittikleri yerlerden. Bıraksınlar birazcık oynadıkları oyunu. Bulsunlar öze dönmenin en kısa en kestirme yolunu.



Haydi çağırın. Yüzleşin. Kucaklaşın. Ve haykırın sesinizin en son bam perdesi ile; Söz! Bu bir yaşam çemberidir. Motivasyon ve mutluluk çemberidir. Sevgi çemberidir. Enerji çemberidir. Bu çemberde geçmiş hataları yüze vurma, suçu baskasının üstüne atma, yaptığı yanlışlara bahane bulmalar yoktur. Adı üstünde zaten; yaşam çemberi. Kalite çemberi. Mutluluk çemberi. Haydi girin bu çembere. Sevgiyle birbirinizi kucakladığınızda, hatalar bitecek, yanlışlara son verilecektir zaten, otomatikman.



Haydi, çağırın tüm oyuncularınızı. Ve takımınızın gücünün farkına varın. Ve yaşama elbirliği ile devam edin bundan sonra. Artık yetmez mi bölük pörçük oynadığımız? Sesimizin soluğumuzun çıkmadığı, ipe sapa gelmez ayak oyunları ve üç kağıtlar yerine, gerçek bir yaşam oyunu oynamanın vakti gelmedi mi sizce de?



Hürriyetim.com'dan alıntıdır.

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Lütfen beğendiğiniz konulara yorumlar yazarak, diğer kullanıcıların takip etmesinde yarar sağlayınız.


Yaşam Oyunu Forum Kuralları
Lütfen Açılmayan Resimleri / Kırık Linkleri Bildirin

Twitter Retweet ilginç içerik keşfetmek için
Alıntı ile Cevapla
Etiketler
çocuk, hayat, hayat oyunu, oyun, oyun yaşam, oyunu, yaşam, yaşam fotoğrafları, yaşam oyunu, yaşam oyunu resimleri, yaşam resimleri, yaşamda, yaşamın
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Stil
Normal Normal
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0
yasamoyunu10@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:42.
Retweeting Twitter üzerinden ilginç içerik keşfetmek farklı bilgilere ulaşmak için heyecan dolu bir yol*_*_* Twitter Gündemi Takip