Köşe Yazıları / Makale Makaleler,Köşe Yazısı,Köşe Yazarları,gazete köşe yazıları

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

Seçenekler  

Normal gösterime geğHybrid-Şeklinde gösterime geçAğaç şeklinde gösterime geç

ERKAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrators

Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 13.376

Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !


İlk kez bir yıl kadar önce Beyaz Show’da görmüştüm onu... ‘Yaşamak istiyorum’ diye gülerek
konuşuyordu, “Yaşamak ve mesleğimi yapmak, öğrencilerimle buluşmak...”

Bağırmıyordu, isyan etmiyordu; hatta sitemkâr bile değildi sözleri...

Ama... Zor duyulan sesi çığlık gibi yankılanıyordu yüreklerde o kafası kazınmış gencin...

Adı Şafak Bay’dı...




***
Henüz 26 yaşındaydı ve ataması bir türlü yapılmayan yüz binlerce öğretmenden biriydi...

2005 yılından beri kemik kanseriyle mücadele ediyordu, hastalığı her geçen gün biraz daha ilerliyordu...

Onun için, iyileşmekten çok daha önemli bir hedef vardı:
Mesleğini yapabilmek!

Yani; bir okula atanıp, yıllarca hayalini kurduğu minik öğrencilerine kavuşabilmek...

“Tek isteğim bir kere olsun, o sınıfta öğrencilerimle olmak” demişti o programda; milyonlarca insanı ağlatmıştı...




***
Olmadı...

Çok çalıştı, sesini duyurmak için “Ataması Yapılamayan Öğretmenler Platformu”nu kurdu... İyileşmesi, ABD‘de tedavi görmesine bağlıydı... Sanatçılar sahip çıktı ona, yardım konserleri düzenlendi... Ama 750 bin dolar gerekiyordu ki... Bu çok kolay toplanan bir para değildi!
Tek sorun para da değildi zaten...

Sonrasını kendi kaleminden okuyun:




***
“ABD Büyükelçiliği’ne vize başvurum 3 hafta cevapsız kalıp, hastalığım ilerleyince ve ağrılarım artınca son çare olarak hem vize sorunumun çözülmesi, hem de Sağlık Bakanlığı’nın gerekli raporu çıkarması için 19 Temmuz’da Ankara’da süresiz açlık grevine başladım... Üç gün açlık grevimi sürdürdüm fakat halsiz düşerek acile kaldırıldım. O zaman haberini aldım ki Sağlık Bakanlığı tedavimi üstlenmiş...

Hem de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla... İşte o zaman, ‘Tamam’ dedim, ‘Ne vize sorunum kalır, ne başka bir şey.’ Fakat düşündüğüm gibi olmadı. Dört günde sağlık raporum çıktı ama vize sorunum hallolmadı. Normal şartlarda iki günde çıkan vizeyi ben bir aydır bekliyorum. Yaşamak için her şeyi yapmışken, yaşamak için ölümü göze almışken ölüme terkedilmiş olduğum için üzülüyorum belki ama... Bir o kadar da ülkem adına üzülüyorum. TC Cumhurbaşkanı araya girmesine rağmen bir insan sağlık vizesi için sorun yaşıyor. Ülkemin itibarı ne durumda? Şaşırmış haldeyim. ‘Ne yapsam da bu sorunu halletsem’ diye kara kara düşünüyorum, Obama’ya twit göndermeyi bile denedik... Şunu merak ediyorum Cumhurbaşkanı araya girmişken ben mi düşünmeliyim vize sorununu nasıl çözeceğimi? Bu sorunu ben mi çözmeliyim? Ben tedaviye başlayamadan ölürsem, ki görünen son budur, kim vicdanını nasıl rahatlatacak. Biz rapor verdik mi denecek?”




***
Tüm bunları yaşadı, büyük çileler çekti Şafak... Ve nihayet Amerika’ya gitti... Ama işkence bitmedi... Bu kez ABD‘li doktorlar onu muayene etmediler.

‘Biz sizin raporlarınızı gördük, yapacak bir şey yok’ deyip, geri dönmesini istediler. Sonunda muayeneye razı oldular ama tedaviye yanaşmadılar ve geri gönderdiler!
Bu kez Ankara‘da GATA’da tedavi altına alındı Şafak...

Ve önceki gün...

En büyük ideali olan “tek derse girmeyi” hayata geçiremeden öldü!

Mersin Muğdat Camii‘nde ve cemevinde iki ayrı cenaze töreni düzenlendi Şafak için... Camideki törende annesi Meryem Bay’daydı herkesin gözü...

O da oğlu gibi bağırmıyordu, isyan etmiyordu; tek farkı sitemkâr olmasıydı...

Zor duyulan sesi, ağıda dönüşüp çığlık gibi yankılandı kulaklarda:

“Allah Milli Eğitim Bakanlığı’ndan razı olsun. Oğlum atamasını göremeden öldü!”




***
Ben de bağırmayacağım böyle bir yazının sonunda, isyan etmeyeceğim. Ama... Yıllarca öğretmen olma düşüyle okuyan bir gencin, “Bir kez olsun derse gireyim, öğrencilerimle buluşayım” isteğini yerine getirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine bir çift söz söylemeden de geçemeyeceğim:

“Gözünüz aydın muhteremler... Şafak Öğretmen’in ‘atama’ sorunu ortadan kalktı!”
Rahatladınız mı?




*****
GÜNÜN SORUSU

Bugün seçmenin konuşacağı ve liderlerin susacağı tek gün... Yılın 365 günü, günde birkaç kez konuşmayı, bağırmayı alışkanlık haline getirmiş beyler için çok zor olsa gerek ama; bugün siyasi propaganda yasak... Sorum size:
Bu çok özel günü nasıl kutlamayı ve yaşamayı planlıyorsunuz?
Bülent Arınç’ın sevinç çığlıklarını duyduktan sonra, neler hissettiniz?

Tüm ikinci el laptop fırsatları için tıklayın !

Paylaş
Alıntı ile Cevapla
Etiketler
artık, atama, aydın, eğitimin, gözü, istemeyecek, köşe, milli, yazısı, öğretmen, şafak
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Stil
Normal Normal
Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0
yasamoyunu10@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:12.
Retweeting Twitter üzerinden ilginç içerik keşfetmek farklı bilgilere ulaşmak için heyecan dolu bir yol*_*_* Twitter Gündemi Takip